(2009 - 2010) Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

Yeni bir sezona başlarken…
Bu sezona hem yeni bir oyun hem de yeni bir isimle giriyoruz: “Peki neden yeni bir isim?” dilerseniz anlatalım:
Geçen yıl tohumlarını attığımız topluluğa Öncü Sanat Tiyatrosu adını vermiştik, fakat toprak altındaki tohumlar çatlayıp yeşermeye başlayınca anladık ki bu topluluk büyüdükçe kök salacak, dallanıp budaklanacak, koyduğumuz ismi bile arkasında bırakacak. Bu yüzden düşündük taşındık, tatlı tatlı kaşındık, kök salacak bu tiyatroya köktenci bir isim bulalım dedik. Tiyatromuzu topluluk tohumlarını yeşerten toprağın adıyla anmaya karar verdik, adına “Halk Oyuncuları” dedik.
Şimdi ise tohumların filizlenip fidana dönmesini bekliyoruz , tiyatromuzu yeşerten bu verimli toprağı bereketlendirmek için…

****

Yeni Oyunumuza gelince; sezona güzel bir başlangıç yapmak için sizlere AZİZ NESİN’in “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” adlı tiyatro eserini hazırladık.
Oyunumuz acıklı bir komedi.



Kahramanımız Yaşar Yaşamaz, içimizden biri. Nüfus kağıdı yok, yaşadığını ispat etmeye çalışıyor. Fakat faydası yok, çünkü daha doğmadan Çanakkale’de şehit düşmüş.



Bu yüzden okula yazılırken, evlenecek iken, babasının mirasını almak isterken: “Sen yaşamıyorsun” diyorlar. Fakat askere alınırken, babasının vergi borcunu öderken, cezaevine gönderilirken dönüp de yaşıyor musun, yaşamıyor musun diye sormuyorlar…



Başında söylediğimiz gibi, Yaşar’ın ki hem gülünç hem de acıklı bir hikaye… Ve ne yazık ki bu hikaye sadece Yaşar’a mahsus da değil, ülkemizde pek çok kez yaşanmış ve her geçen gün bir yenisi daha yaşanmakta bu hikayelerin…



Türkiye’nin her bir köşesini azıcık kurcalayacak olsanız belki yüzlerce “Yaşar Yaşamaz” vakası çıkartırsınız ortaya. Ve Aziz Nesin’in oyunda dediği gibi daha da pek çok “Yaşar Yaşamaz”lar çıkar bu düzen böyle gelmiş böyle giderse…
İyi seyirler.

Halk Oyuncuları


Asılacak Adam Aziz Nesin *
Çok Partili yaşama geçtiğimiz 1940’tan bu yana, neredeyse yarım yüzyıldır kendisiyle sürekli olarak uğraştığımız insan kimdir deseler, galiba verilecek tek isim vardır: Aziz Nesin




Bilindiği gibi, 1946’da Sabahattin Ali ile birlike çıkardıkları, yayın dünyamızın olay gazetesi Marko Paşa’nın gördüğü büyük ilgiden ürken CHP İktidarı, hemen Aziz Nesin’i, yazdığı bir yazıdan dolayı tutuklatmış, gazeteyi de kapatmıştır.



Ama gazete, bu kez Malum Paşa adıyla çıkarılmıştır. O da kapatılınca, gazetenin adı Merhum Paşa olmuştur. Daha sonra da, kapatıldıkça gazetenin adı ardı ardına Bizim Paşa, Hür Marko Paşa, Bizim Markopaşa, Ali Paşa, Ali Baba vb olmuştur hemen.



Ama ne var ki, 1950’lere gelindiğinde Aziz Nesin’e yazılarından dolayı verilen hapis cezalarının toplamı da 5,5 yılı bulmuştur.
DP döneminde de, 6-7 Eylül Olaylarının tahrikçisi olmakla suçlanarak tutuklanmış ve hapse atılmıştır.



Öyle ki, tarihimizin en özgürlükçü ve demokrat dönemi diye bildiğimiz 27 Mayıs 1960’ta, Cemal Gürsel Paşa’nın ilk zılgıtını yiyen kişi de Aziz Nesin’dir.
Oysa, Öte yandan da dünyanın ünlü ansiklopedilerinde Türkiye denilince, Mustafa Kemal ve Nazım Hikmet ile birlikte adı anılan birkaç kişiden biridir.



Kitaplarının sayısı yaşını çoktan geçmiş ve çoğu, sözcüğün tam anlamıyla 72 dile çevrilmiştir gerçekten de.



Adı, ülkede daha yaşarken Nasrettin Hoca ile özdeşleştirilmiştir neredeyse. Yani,tıpkı Nasrettin Hoca örneğindeki gibi, adına öyküler yakıştırılmaya başlanılmıştır daha şimdiden.



En fanatik düşmanları bile, gördükleri bir toplumsal aksaklık karşısında biraz öfkelenince, hemen Aziz Nesin’in adını anmaktadırlar: “Tam Aziz Nesinlik olay”, “Aman, bunu Aziz Nesin duymasın” “Bunu Aziz Nesin bile akıl edemezdi” vb.
………..

Demirtaş CEYHUN




*Yakın zaman içerisinde kaybettiğimiz Yazar Demirtaş Ceyhun’un 1994 yılında hazırladığı “Asılacak Adam Aziz Nesin’ adlı kitabın, yine aynı adlı bölümünden alınmıştır.



Türkiye'den derlediğimiz Yaşar Yaşamaz hikayeleri...

Öldü gösterilerek bütün mal varlığına el konuldu. Ölü göründüğü sırada iki kez cezaevine girdi. Şimdi yaşadığını ispatlamaya çalışıyor... MERSİN`DE, `Yaşar ne yaşar ne yaşamaz` filminin bir benzeri yaşanıyor. 1990 yılında vurularak yaralanan, Ankara`da `verem hastası` diye tedavi gören ve bu sırada akrabalarınca `öldü` gösterilen 65 yaşındaki İlyas Bayram, yaşadığını ispatlamaya çalışıyor.
Akrabaları 120 dönüm tarla, 4 apartman, 6 dönüm üzüm bağı, 7 dönüm şeftali, 8 dönüm elma bahçesi, 50 kovan arı ve 1 traktöre el koydu. Bayram, oyunun içinde 9 çocuğunun da olduğunu öğrenince iyiden iyiye yıkıldı. ÇAREYİ savcılığa gitmekte bulan Bayram, kredi borcu olduğu iddiasıyla 4 ay 1 gün hapis yattı. Yakınları tarafından kullanılan 72 milyarlık kredi borcu yüzünden hapis yatan Bayram, cezaevinden çıktıktan sonra 2. kez suç duyurusunda bulunmak için gittiği savcılıkta, bu kez de kendisine ait traktör plakasının 9 ayrı araçta kullanıldığı ileri sürülerek 18 ay hapis cezası aldı. Bayram, 2000 yılından bu yana hem suçsuz olduğunu hem de yaşadığını ispatlamaya çalıştığını söyledi. 15.03.2006

(Star 2006-03-15)

Recep Amca ne yaşar ne yaşamaz
1968 -1986 yılları arasında köyünde muhtarlık yapan Recep Kadıoğlu, o yıllarda aldığı silahı için çağrıldığı Jandarma Karakolunda kendisine, İlçe Emniyet Amirliği tarafından karakola gönderilen 12.06.2009 tarihli yazı gösterilerek,`1928 Doğumlu Recep Kadıoğlu`nun vefat ettiğinden dolayı kendisine ait Kırıkkale marka tabancasının teslimi` ibaresi üzerine şaşıran Kadıoğlu, yazının kaynağı olan İlçe Emniyet Amirliğine gidince aynı durumla orada da karşılaştı.



Bunun üzerine nüfus müdürlüğünden istenen nüfus kaydını teslim eden Recep Kadıoğlu, `Çok şükür daha ölmedim fakat, yaşadığım halde ölü olduğumun yüzüme söylenmesi büyük acı` dedi. Kadıoğlu, `Ölü olduğumu gösteren bu evrak yüzünden, emekli maaşım bile kesilebilir. Yetkililerden bu durumun en kısa zamanda düzeltmesini istiyorum` diye belirtti. 16.07.2009 YENİ ŞAFAK/ KUMRU

(Yeni Şafak 2009-07-16)

Cezaevindeki Umut öldü, Barış, `ne yaşar ne yaşamaz`
Engin Çeber`in cezaevinde işkence sonucu ölümü Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin`in `özür dilemesi` ile sonuçlanırken, İstanbul Maltepe Cezaevi`nde gerçekleşen `kuşkulu` bir ölüm, Aziz Nesin`in unutulmaz romanı `Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz`ı gölgede bırakacak trajediyi ortaya çıkardı. Baba Muzaffer Bayram, şimdi bir yandan oğlu Umut`un cezaevinde işkenceyle öldürüldüğünü, diğer yandan da küçük oğlu Barış`ın aslında ölmediğini kanıtlamaya çalışıyor. 20 yaşındaki Umut Bayram, 2006`da gasp suçundan Maltepe Cezaevi`ne konuldu. Diyarbakır`daki babası, maddi olanaksızlıklar nedeniyle sadece 2 kez oğlunu ziyaret edebildi. Hatta cezaevi savcısı, kendisini arayıp Neden ziyarete gelmiyorsun?` diye sordu.

(Sabah 2008-11-16)

Aziz Nesin'in "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz" isimli romanında anlatılanlar Edirne'de gerçek oldu. 42 yaşına kadar nüfus cüzdanı çıkartmayan ve yaşadığını ispatlayamayan Hamit Boztoprak, trafik kazasında kırılan ayağını tedavi ettirebilmek için otomobil bagajında hastane hastane dolaşıyor.



Edirne'de inşaat işçiliği yaparak geçimin sağlayan Hamit Boztoprak (42), 12 Ağustos'ta motosikleti ile otomobile çarparak yaralandı. Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan Hamit Boztoprak'ın ayağı alçıya alındı ve diz kapağına platin takılmasına karar verildi. Ancak Kars'ın Sarıkamış ilçesinde dünyaya gelen Hamit Boztoprak nüfusa kayıtlı olmadığı için yaşadığı ispatlanamadı.

(İHA Yayın Tarihi : 28 Ağustos 2009 Cuma 16:14:43)

Aziz Nesin'in ünlü romanı "yaşar ne yaşar ne yaşamaz" gerçek oldu. Gaziantep'te Hüseyin Şenavcı maaş almaya gittiğinde ölü olduğunu öğrenirken Batman'da yaşayan Halit Taşçı ise 35 yıl sonra kimlik sahibi oldu.



işte trajikomik bir Türkiye gerçeği...

(haber.mynet.com 07.04.2009 / 07:09)




Oyun:
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

Eser:
Aziz Nesin

Yönetmen:
Ahmet Öztürk

Yönetmen Yard:
Zeynep Bilgin

Sahne Amiri:
Ahmet Çakan

Oyuncular:
Ahmet Çakan
Ahmet Öztürk
Barış Ak
Barış Aş
Duygu Alçul
Hüseyin Dilan
İbrahim Sak
Nihal Öztürk
Öney Olcaytu
Zeynep Bilgin

Işık- Efekt:
Hilal Taşpınar

Dekor- Kostüm:
İmece

Afiş Tasarım:
Öney Olcaytu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder